Makale

Mevlid Kandili - Saâdet Asrına Yolculuk.. Tüm Makaleler 19 Kasım 2018 19:05 Okunma:1526


Bizleri yoktan var eden varlığından haberdar eden, bizleri İslam nuru ile müşerreflendiren ,bizleri Müslüman bir anadan ve Müslüman bir babadan dünyaya getiren ve bizleri bu mübarek saatte bu mübarek çatı altında toplayan Yüce Mevlaya hamdü senalar olsun,  bütün selatü selamlar başımızın tacı gönlümüzün sultanı Hz. Muhammed (AS) üzerine olsun.
Geçmiş zamanlarda insanların problemleriyle ilgilenen şüphesiz başka insanlar da vardır.

Krallar, komutanlar, topluma yön verme iddiasıyla sistemler kuran filozoflar, fikir adamları, şairler ve daha niceleri gelip geçmişlerdir. Fakat bunların hiçbiri insanlara mutluluk getirme yönünden peygamberlerle mukayese edilemez.

Şüphesiz bunlar arasında insanlara faydalı olanlar da çıkmıştır. Fakat peygamberlerin bıraktığı derin izi, hiç biri bırakamamıştır. Çünkü onlar, topraklara sâhip olma, ülkeleri fethetme, düşmanına galip gelme, insanlara hükmetmenin ötesinde, insanın öz cevherini görememişler, adeta onu hiç hesaba katmamışlardır. Bu sebeple denilebilir ki, tarih boyunca dünyanın her yerinde görülen, hayır, ahlak, vicdan, adalet, merhamet, şefkat tezâhürleri, Allah'ın irşad ve hidayetine, peygamberlerin ilâhi dâvetine dayanır. Çünkü dünya ne kadar geniş olursa olsun, her tarafa o yüce insanların daveti ulaşmış, bütün milletler o ulvi yol göstericilerin hayata mutluluk müjdesi veren seslerini duymuşlardır.

Bu hakikat Kur'an-ı Kerim'de şöyle ifade edilmektedir:
"Hiçbir millet yoktur ki, içlerinden bir uyarıcı peygamber gelmiş olmasın." (Fâtır, 35/24)
"Her ümmetin (Allah'ın emirlerine davet eden bir yol gösterici) peygamberi mevcuttur..." (Yûnus, 10/47)

Gerçekten peygamberler kalpleri ıslâhla uğraşmışlar, kalplerden hasedin, fesadın, şerrin kökünü kazıyıp atmak için çalışmışlardır.

Gönülleri büyük ihtiraslardan, hudutsuz isteklerden temizleyip kurtarmak için yol göstermişlerdir.

Onların bu asil gayreti olmasaydı, şüphesiz yeryüzü bugünkünden çok daha karanlık, çok daha sıkıntılı; problemler bugünkünden çok daha büyük olurdu.
Sevgili Peygamberimiz (sas) ’in dünyaya teşrif ettikleri [20 Nisan 571, Pazartesi] Rabiülevvel ayının 12. gecesidir ki buna Mevlid–i Nebi [Kutlu Doğum] denir. Kâinat ve beşeriyetin yüzyıllardır yolunu gözlediği o Peygamberler Peygamberi’nindoğum günüdür bugün. Hz. İbrahim’in duası91Hz. İsâ’nın müjdesi ve dedesi Abdülmuttalip ve annesi Âmine’nin rüyasıdır.

Hz. Peygamber (s.a.s.)efendimizin dünyaya gelişlerinden önce müjdesi Tevrat’ta ve İncil’de verilmişti. Kuran’ı kerim bu hususu şöyle dile getirmektedir.

“Hani, Meryem oğlu İsa, “Ey İsrailoğulları! Şüphesiz ben, Allah’ın size, benden önce gelen Tevrat’ı doğrulayıcı ve benden sonra gelecek, Ahmed adında bir peygamberi müjdeleyici (olarak gönderdiği) peygamberiyim” demişti.

İslâm târihçileri, Peygamberimiz (s.a.s.)'in doğduğu gece bir takım olağanüstü olayların meydana geldiğini naklederler.

Bilakis “Kur’an’a uyması, Allah’a itaati, Sarsılmaz İman’ı ve Salih amelleri, Allah yolunda mücadelesi, Doğruluğu, Adaleti, İnsanlara sevgi ve saygısı, Güvenilirliği, Müsamahası, Barışa verdiği önem, Yumuşak huyluluğu, Çalışkanlığı, Kanaati, Şefkat ve merhameti, Cömertliği” gibi faziletlerdir

Günümüz insanı, peygamberimizi örnek almayı, onun gibi eşonun gibi babaonun gibi komşuonun gibi vatandaş, kısaca onun gibi insan olmak şeklinde anladığı ve bunu gerçekleştirmeye koyulduğu zaman, gündelik hayatı da dahil, toplum hayatında ne kadar büyük bir değişikliğin ve mânevi zenginliğin meydana geldiğini kendiliğinden fark edecektir.

Bu bakımdan sevgili peygamberimizin hayatının; inanan insan için özel bir anlamı vardır, çünkü inanan kişi, dini hükümlerin yaşantı haline dönüştüğünü, ahlaki değerlerin de somutlaştığını görür

O'nu örnek almak demek;

Güvenilir olmak demek, (Emanetlerini O'na veriyorlar, "Emin" diyorlardı.)

Affedici olmak demek, (Mekkelileri toptan affetmişti.)

Merhametli olmak demek, (Ağır tahriklere rağmen  beddua etmemiştir. Taif..)

Hoşgörülü olmak demek, (Mescide bevl, zinaya müsaade isteyen genç…)

Sözünde durmak demek, (Hudeybiye günü Ebu Cendel'i geri vermesi.)

Cömert olmak demek, (Ölüm hastalığında yanında bulunan üç dinarı dağıtmak..)

Alçakgönüllü olmak demek, (Ben kurutulmuş et yiyen bir kadının oğluyum…)

Çalışkan olmak demek, (İşlerini kendisi yapmak isterdi, söküğünü dikerdi..)

Dosdoğru olmak demek, (Size bir düşman saldıracak desem bana inanır mısınız?)

Adaletli olmak demek, (Kızım Fatıma dahi çalsa…)

Vefakar olmak demek, (Geceler boyu ayakta durup ibadet etmek.)

Kur'an'da yer alan bu âyetler açıkça gösteriyor ki, Hz. Peygamber olmadan, Kur'an'ı anlamak, dini tam olarak uygulamak mümkün değildir.

Kur'an'ı açıklama ve yürürlüğe koyma yetkisini Peygamber'e tanımak ya da tanımamak, insanlara değil, yalnızca Allah'a ait bir yetkidir.

Muhtelif gerekçelerle sünneti reddedip İslâm'ın sadece Kur'an'la anlaşılmasıgerektiğini savunanların iddiası, dün olduğu gibi bugün de önyargılı ve gayr-i samimi bir anlayışın ürünü olmaktan öteye geçmez.

Bu gece rahmet iklimine açılma gecesi. Bu gece arınma gecesi. Bu gece bağışlanma gecesi. Bu gece, bedenini ve ruhunu uyanık bırakanlara ikramların bollaştığı bir gecedir. Bu gece Muhsinlere ihsanların ulaştırıldığı gecedir.

Bu gece ellerimizi semaya gönlümüzü Mevla’ya açalım. Bu gece günahlardan ve günaha götürebilecek şeylerden olabildiğince kaçmaya çalışalım. Bu gece en güzel kelimeleri söylemeye, dualarla niyazda bulunalım. Kuran’ı okumaya, Salat-u Selamları getirmeye gayret gösterelim. Unutmayalım ki, bu gece bizler için büyük bir lütuf.

Kandil Gecelerini ihya etmek, gönlümüzü ihya etmektir. Böyle günler ve geceler bizler için birer fırsattır. Bu sebeple bu gecede şu hususları yerine getirmemiz, İnşallah bu günün feyiz ve bereketinden yararlanmamıza vesile olacaktır. 

1.      Tevbe ve istiğfar yapmak
2.      Kur’an-ı Kerim okumak
3.      Salâtü-Selâm getirmek
4.      Kaza veya Nafile Namaz Kılmak
5.      Ziyaretleşme
6.      Küslerin Barışması
Bir kişinin doğum gününü kutlarken nasıl özen gösteriyorsak, pastamızı alıyorsak üzerine mumlar dikiyor bazende şu yanan şeylerden nasıl koyuyorsak,  icabında bütçemize göre hediyelerde alıyorsak, bu kutlu gecede de bizim peygamberimize sunacağımız pastamız ibadetlerimiz olsun. Sunacağımız hediyelerimizde hz peygambere salatü selamlarımız olsun.

Ne mutlu bugünün kadir ve kıymetini bilip hayatını Sevgili Peygamberimizin hayatı gibi geçirmeye özen gösterenlere. Ne mutlu bu günün hürmetine kendini affettirmesi bilenlere. Ne mutlu gönlünü Allah’ın Habibine açabilenlere.

Mevlid kandilinizi tebrik eder Yüce Milletimize, Tüm Müslüman Kardeşlerimize hayırlar getirmesini Cenab-ı Mevla’dan niyaz ederim.

Beytullah Şentürk
Metafizik Uzmanı

 




 







Makale - Köşe Yazıları - Beytullah Hoca

        
 

Güzel Sözler

Beytullah Hoca
 

Basında Biz


 

İletişim İmkanları